BULGARİSTAN

FOTOĞRAF

Koprman İsmailov: Roformcu Blok, koalisyona gidebilir...

7 Temmuz 2013 Pazar

Reformcu Blok adı altında bir araya gelen beş siyasi parti, ortak basın toplantısı düzenleyerek mafyaya karşı kamuoyu oluşturacaklarını açıkladı.

Beş partinin arasında Türklerin kurduğu Hürriyet ve Şeref Halk Partisi (HŞHP) de var

DSB, Mavi Birlik, HŞHP, Yeşiller ve Vatandaşların Bulgaristan’i Hareketi partilerinden oluşan beş siyasi oluşum, ‘Reformist Bloğun İlkeleri’ başlığı altında görüşlerini de yayınladı.

Reformcu Bloğun, istekleri arasında seçim kanununda değişiklikler, siyasi partilerin finansmanında şeffaflık, adalet mekanizmasının ve polisin siyasi ve çıkar gruplarından arındırılması, görevini şahsi menfaati için kullananların cezasız kalmaması da var. 

Reformcu Blok'unun diğer partilere açık olduğunu söyleyen Türklerin HŞHP Genel Başkanı Korman İsmailov, önümüzdeki günlerde oluşumun koalisyon kurabileceklerini vurguladı.
Ajans Bg 

Cumhurbaşkanı Plevneliev erken seçim istedi

6 Temmuz 2013 Cumartesi

Bulgaristan’da 22’inci gününe giren Başbakan Plamen Oreşarski hükümetine karşı kitlesel protestolar sürerken Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliev de erken seçim talebinde bulundu.
Protestoları "adil bulduğunu" vurgulayan Cumhurbaşkanı Plevneliev, halka sesleniş konuşmasında "Mevcut ortamdan tek çıkış yolu seçimdir" diyerek, "Beni hiç kimse seçimin kötü bir şey olduğuna ikna edemez. Toplumun bu en güçlü idare aracının zararlı olduğuna ikna edemez. İnsanları erken seçimle tehdit etmek, hukuk devletinin tehlikeli olduğunu söylemekle eş anlamlı sayılır. Bir seçimin devlete veya vatandaşlarına zarar getirebileceğine inanmıyorum" ifadelerini kullandı.
Bulgaristan'da halkın istediği erken seçimin, seçim mevzuatındaki değişiklik posedürünün uzunluğu bahanesi ile ertelenmesinin anlamsız olduğunu ifade eden Plevneliev, "Mevzuatta sadece ertelenmeyecek ve tartışmaya açık olmayan değişlikler yapılmalı" diye konuştu.
Plevneliev, Bulgaristan’ın imajının ululararası alanda iyi olmadığını, dış yatırmların sınırlı kaldığını, gelirlerin ve iş yerlerin sayısının da sınırlı olduğunu gösteren söylemlerin rahatsız edici bulduklarını kaydetti.
АА

Bulgaristan'daki karışıklık AB'de kaygılara yol açıyor

3 Temmuz 2013 Çarşamba

Eski İçişleri Bakanı aleyhindeki telefon dinleme suçlamaları ve devam eden toplumsal ve siyasi ayaklanmalar, AB'den ülkedeki hukuk düzeni, yolsuzluk ve organize suçla mücadele hakkında olumsuz bir değerlendirme gelmesine neden olabilir.
Analistler ve uzmanlar, yakın tarihte meydana gelen bir telekulak skandalı ve Bulgaristan'ın yeni hükümetine yönelik geniş çaplı protestoların AB tarafından yakından izlendiği ve Avrupa Komisyonu'nun (AK) ülkenin ilerlemesiyle ilgili yapacağı değerlendirmelere kaçınılmaz şekilde yansıyacağı konusunda uyardı.
AK Başkanı Jose Manuel Barroso Bulgaristan Başbakanı Plamen Oresharski ile geçtiğimiz hafta Brüksel'de yaptığı görüşme sonrasında, "Bulgaristan'da son dönemde yaşanan gelişmeler iyi değildi ve özellikle Devlet Ulusal Güvenlik Dairesi Başkanlığı görevine yapılan atamayla ilgili tartışmalar olmak üzere, sadece Bulgar toplumu içinde değil, Bulgaristan'ın Avrupalı ortakları arasında da kaygılara yol açtı." diyerek, ülkedeki gösterilerin "Bulgaristan'da hukukun üstünlüğüyle ilgili kaygıların derinliğini ortaya koyduğunu" sözlerine ekledi.
Barroso, "Başbakanı, başta yolsuzluk ve organize suçla mücadele konusunda olmak üzere geniş çaplı istişarelerde bulunmaya da çağırdım." dedi.
Bulgaristan Hakimler Derneği'nin kurucularından biri ve 1997 yılındaki kayyum hükümetinde Adalet Bakan Yardımcısı olarak görev yapmış olan Neli Kutzkova SETimes'a yaptığı açıklamada, "Benim tahminim, Bulgaristan'da meydana gelen olayların AK'nin 2013 yılı sonunda yayınlayacağı izleme raporuna yansıyacağı şeklinde, çünkü bunlar önemsiz olaylar değil." şeklinde konuştu.
Şubat ayındaki halk protestoları sonrasında hükümeti istifa eden eski İçişleri Bakanı ve görevdeki GERB milletvekili Tzvetan Tzvetanov, İçişleri Bakanlığı yetkilileri üzerinde yeterli denetim oluşturmamak ve böylece astlarının üst düzey siyasiler, hakimler ve iş insanlarının telefonlarını dinlemesine olanak sağlamakla suçlanması sonrasında dokunulmazlığını kaybetti.
Savcılık, bu kez bölgesel bir mafyayla mücadele biriminin eski başkanın aleyhinde açılan bir soruşturmada özel izleme cihazlarının kullanılmasına izin vermediği için, Tzvetanov hakkında yeni suçlamalarda bulunmak üzere olduğunu açıkladı.
Olaylar, insanların GERB'nin baş siyasi rakibi Bulgar Sosyalist Partisi'nin (BSP) geçtiğimiz günlerde seçilen hükümetini protesto etmek üzere sokaklara dökülmeye devam etmesiyle giderek büyüyen bir siyasi ve toplumsal ayaklanma dalgası karşısında gelişiyor.
Protestolar, şaibeli bir medya patronunun Ulusal Güvenlik Dairesi'nin başına getirilmesiyle başladı. 33 yaşındaki Delyan Peevski istifa etmesine karşın, kabine istifa etmeyi reddettiği için protestolar devam ediyor.
Bulgaristan ve Romanya'nın AB yolu hakkında kapsamlı araştırmalar yürütmüş olan Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi'nden Francois Frison-Roche, SETimes'a yabancı gözlemci ve karar mercilerinin "yaklaşan izleme raporunda yer alan unsurları ve Bulgar makamlarının yapacağı ayarlamaları dikkatli bir şekilde okuyacağını" söyledi.
Frison-Roche, "Bulgaristan'ın AB üyesi olduktan beş yıl sonra, işbirliği ve onay mekanizması kapsamında bu tip bir rapora hâlâ neden ihtiyacı olduğu sorusu akla gelebilir." dedi.
Bulgaristan ve Romanya 2007 yılında AB'ye katıldığında uygulamaya konan işbirliği ve onay mekanizması, her iki ülkenin de katılımını pürüzsüz hale getirmek, politika ve kurumların işleyişini korumak ve başta yargı reformu, yolsuzluk ve organize suç alanlarında olmak üzere devam eden eksikliklerin giderilmesine yardımcı olmak için uygulamaya kondu. O zamandan bu yana, yılda iki defa bu mekanizma kapsamında raporlar yayınlanıyor.
Sofya'daki Demokrasi Çalışmaları Merkezi'nin Hukuk Programı'nda görevli baş analist Dimitar MarkovSETimes'a verdiği demeçte, Bulgaristan'ın yurt dışındaki imajının son karışıklıklardan zarar gördüğünü söyledi.
Olayların uluslararası alanda ciddi sonuçlara yol açma olasılığı hakkındaki şüphesini dile getirmekle birlikte Markov, bunların AK'nin izleme belgelerinde olumsuz değerlendirmelere neden olabileceğini kaydetti.
SETimes'a konuşan Markov şunları söyledi: "Bu sorunun, büyük oranda diğer ülkelerin tavır almaktan doğal olarak kaçındığı bir iç sorun olması nedeniyle ciddi elverişsiz sonuçlara yol açacağına inanmıyorum ... Ancak, son olayların AK'nin Bulgaristan'ın işbirliği ve onay mekanizmasıyla ilgili hazırlayacağı raporda bazı olumsuz değerlendirmelere yol açma olasılığını da dışlamıyorum."
setimes

Seçim sistemi tartışıldı

Halk Meclisi nezdinde Sivil Toplumla İşbirliği Komisyonu ülkede seçim sistemini tartıştı. Temaslara yüzden fazla sivil toplum temsilcisi ve meclis dışı partiler katıldı. Danışmalarda Sofya’da yirmi günden beri devam eden protestocuların isteği üzerine majoriter (çoğunlukçu) sistem ihtimaline ağırlık verildi.

Şuan geçerli olan seçim sistemi proportional (orantılı) bazda alınıyor ve parti ile bağımsız adaylar arasında eşitsizlik ve orantısızlık yaratıyor. Forumda üç farklı seçim sistemi önerildi. Biri orantılı (proportsional) sistem olup, zorunlu tercih bazında alınacak, yani seçmen belirli adaylara olan tercihini verebilecek. Bu öneriyi Modern Politika Enstitüsü Başkanı Borislav Tsekov sundu. 

Gazeteci Valeri Naydenov’un sunduğu 2. teklif, majoriter (çoğunlukçu) sistem seçimler için uygun bir model olarak lanse edildi. 

3.teklif hükümetin Seçim Konseyi Başkanı prof. Emiliya Drumeva ve prof. Mihail Konstantinov’tan geldi. İki uzman Bulgaristan’da seçim sisteminin karışık olması uygundur.

Öncelikli tercihli orantılı sistem AB’nin birçok ülkesinde uygulanıyor ve dört temel önceliği var. 

Borislav Tsekov anlatıyor: 
Bu sistem farklı toplumsal beklentilerin daha kapsamlı temsiline imkan sağlıyor. Çoğunlukçu sistemin yalın halinde her zaman bazı kesimler temsilsiz kalıyor. Fakat tercihli orantılı sistemde toplumun görüşü aktarılabilir ve dolayısıyla tercih ettikleri adaylar parlamentoya girebilir ve onların isteklerine cevap verebilir. Aynı zamanda bu sistem politik sistemin iki, üç partinin tekelinde kalmasını da önleyecek. 

Valeri Naydenov, Bulgaristan’ın dünyanın en iyi demokrasileri-ABD, İsviçre ve İngiltere’den örnek almasını istiyor. Orada iki turlu majoritar sistem uygulanıyor. Hatta Hindistan’da bile benzeri sistem işliyor. 

“Sanırım ülkedeki seçkin kesimin kişisel seçime tabi tutulmasından korkuyor. Fakat endişe edilecek bir durum yok. Çoğunlukçu sistemde 20-30 bin nüfuslu bazı küçük yerlerde bir partinin kesin görev alacağı bilinmekte ve o yüzden oradaki aday partinin lideri oluyor. Majoriter seçim uzun siyasi ömür sağlıyor. 

Prof. Emiliya Drumeva ve prof. Mihail Konstantinov Bulgaristan için en uygun seçim sisteminin karışık sistem olduğunu savundu. Çoğunlukçu-orantılı karışık sistemin Almanya’da çok iyi çalıştığına dikkat çeken prof. Konstantinov şunları söyledi: 
“İki temel sistemin en iyi yanları alınarak karma bir model ortaya çıkıyor. Her partinin aldığı görevlere göre orantılı bir şekilde işliyor. Milletvekili oranında hileler olamaz. Öte yandan mecliste vekillerin yarısı, yani 120’si tamamen majoriter sistemle seçilecek. Bir seçmen iki oy kullanacak. Biri belli bir parti için, diğeri belli bir aday için olacak. Bu iki oy tamamen farklı oluşuma olabilir. Mesela sol bir partiye oy verebilir, orantılı oyunuzu ise sağ bir milletvekili adayından yana kullanabilirsiniz. Seçimlere ilgiyi arttıracak bir sistem olsa da, biraz zor bir uygulama. Bu model seçim sistemlerinin “mercedes’i” olarak adlandırılabilir. Fakat alınacak sonuç bu sıkıntıya değer”. 

Protestocuların istediği gibi, erken genel seçimlere gidilirse, seçim sisteminde acil olarak ne değişmeli? 

“Alman sistemini uygulamak hemen mümkün değil. İlk olarak pilot bir deneme şeklinde internet oylamaya geçebilir, seçim merkezlerinde oyun internetten ve bilgisayarda özel cihazlarla gerçekleşmesi iyi olur. Politik oluşumların adaylığı kolaylaştırılabilir. Vatandaş, bağımsız adayların temsil gücüne hala inanmadıkları için onlara oy vermiyor. Bu anlamda vatandaş listeleri hazırlanabilir. İki, üç kişilik bir vatandaş listesi oluşturulabilir. Bu olanak birçok ülkede var. Bulgar siyasetinde parlamentoya girme barajı %4’tür. 

Avrupa Parlamentosu’nda Bulgaristan’daki durum değerlendirildi

Bulgaristan’da devam eden protestolar, reform gerçekleştirme gerekliliğinin ve Bulgar toplumunun kanunun üstünlüğü ile ilgili duyduğu derin endişelerin göstergesidir. Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı Viviane Reding, yaz tatili öncesinde AP’nun son oturumunun gündemine taşınan ülkemizdeki durumun görüşüldüğü sırasında bu açıklamada bulundu. Reding: “Bulgaristan’ı gözetim mekanizmasının uygulanması sürdürülecek, Bulgaristan ile ilgili dikkatli olmaya devam edeceğiz ve kamu hukukunun ihlali ya da Avrupa değerlerine uyum göstermeme tehditlerin ortaya çıkması durumunda gereken tedbirleri alacağız” şeklinde konuştu.


BNR

İstihbarat Servisi'nin Müdürü Kirov'a yargı kapısı göründü

General Kirov, zimmetine 2,5 milyon avro geçirmekten 20 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilir.

Bulgaristan'da Ulusal İstihbarat Servisi'nin (NRS) eski müdürü General Kirço Kirov'un zimmetine yüklü miktarda para geçirmekten yargılanacağı bildirildi.

Yargıtay'ın hazırladığı iddianameye göre, General Kirov, 2007 ile 2011 yılları arasında zimmetine 5 milyon leva (2,5 milyon avro) geçirmiş. Yargıtay, Kirov'un, NRS müdürüyken bütçeden her yıl ortalama 900 bin levayı (450 bin avro) hesabına aktardığını iddia ediyor.

Kirov'un suçlu bulunması durumunda 20 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabileceği, kişisel mülküne de el konulabileceği belirtildi.

Komünist kökenli eski Cumhurbaşkanı Georgi Pırvanov'a yakınlığı ile bilinen Kirov, 2003–2012 döneminde NRS'nin müdürlüğünü yapmıştı. Kirov, 2012 yılında görevinden alınarak, eski Başbakan Boyko Borisov'un danışmanlığına getirilmişti.


АА

Avrupa Birliği: Ataka ile aranıza mesafe koyun

Avrupa Parlamentosu'nda biri merkez sağı, diğeri ise merkez solu temsil eden en büyük iki parti, Bulgaristan'da Sosyalistler öncülüğünde kurulan yeni hükümete aşırı milliyetçi Ataka partisi ile aralarına mesafe koyma çağrısında bulundu.

Bulgaristan'da yaşanan siyasi kriz, Avrupa Parlamentosu'nun Salı günkü oturumunda gündeme geldi.

Merkez sağı temsil eden Avrupa Halk Partisi (EPP) ile Sosyalistler ve Demokratlar (S&D) partisi, Bulgaristan hükümetine Ataka ile aralarına mesafe koyma çağrısında bulundu.

Bulgaristan'da 12 Mayıs'ta düzenlenen genel seçimde Bulgaristan Sosyalist Partisi (BSP) sandıktan ikinci sırada çıkmış ve üçüncü sıradaki, Türk azınlığı temsil eden Haklar ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) ile koalisyon kurmuştu.

Ataka lideri Volen Siderov'un oyu, koalisyonun parlamentodan yeterli oyu alması için hayati olmuş, ancak bu durum Avrupa'da bazı endişelere yol açmıştı. 

Eski Başbakan Boyko Borisov liderliğindeki merkez sağ GERB partisi ise sandıktan birinci sırada çıkmasına rağmen parlamentoyu boykot etmiş ve koalisyona destek vermemişti.

Erken seçim ihtimali

Avrupa Parlamentosu'nda Bulgaristan'dan kısa bir süre önce de Macaristan'daki durum görüşülmüştü. Eleştirilere maruz kalan Macaristan Başbakanı Viktor Orban'ın Partisi Fidesz EPP şemsiyesi altında yer alırken BSP ise S&D çatısı altında bulunuyor.

Avrupa Parlamentosu'nun önde gelen isimleri Hannes Swoboda (S&D), Guy Verhofstadt (ALDE) ve Daniel Cohn-Bendit (Yeşiller/AHB), Bulgaristan tartışması başlamadan önce Genel Kurul'u terk etti.

AP'nin Alman üyesi Manfred Webber (EPP), Bulgaristan'da erken seçime gidilmesi çağrısında bulundu. Weber aynı zamanda Bulgar Sosyalistleri Ataka'dan destek almakla eleştirirken, S&D ve liberalleri de AB'de demokrasi sorunlarını tartışırken ikiyüzlü davranmakla suçladı.

BPS'nin Ataka'dan destek almasından çatı partisi S&D'nin de rahatsız olduğu ortaya çıktı. AP'deki oturumdan önce basına açıklamalarda bulunan Swoboda, Bulgaristan hükümetine milliyetçilerle arasına mesafe koyma çağrısında bulundu.

Ancak AP'deki bazı Sosyalist üyelerden BSP'ye destek geldi. Tartışma sırasında AP'nin İngiliz üyesi Claude Moraes (S&D) EPP'den gelen açıklamalara, Bulgaristan'da işleyen bir demokrasi bulunduğunu ve yeni hükümetin de ülkeyi istikrara kavuşturmak için bir şansı hak ettiğini söyleyerek karşı çıktı.

AP'nin Bulgar üyesi Ivalio Kalfin (S&D) ise Ataka'yı 'milliyetçi ve yabancı düşmanı bir parti' olarak nitelerken, EPP'nin eğer bu partiyi izole etmek istiyorsa, kardeş partisi GERB'e parlamento boykotunu sona erdirmesini söylemesi gerektiğini belirtti.

Kalfin, 2009 seçimlerinin ardından GERB, Ataka desteğiyle bir azınlık hükümeti kurduğunda EPP'den herhangi bir açıklama gelmediğini söyledi. AP üyesi aynı zamanda EPP'yi, Arnavutluk ve Makedonya'da Sosyalistlerin parlamentoyu boykot etmesine karşı çıkarken, Bulgaristan'da kardeş partilerinin parlamento boykotuna ses çıkarmamakla eleştirdi.

Avrupa Komisyonu'nun adaletten sorumlu Başkan Yardımcısı Viviane Reding, AB hukukunun ya da değerlerinin ihlal edilmesi halinde devreye gireceklerini, AP'deki tartışmanın da AB'nin hukukun üstünlüğünü desteklemesinin ne kadar önemli olduğunu söyledi.


EurActiv

Varna Belediye Başkanı seçiminde BSP ile GERB balotaja kaldı

1 Temmuz 2013 Pazartesi

Varna'da gerçekleştirilen belediye seçimlerinde GERB ve BSP partisinin adayları balotaja kaldı. 
 BSP'nin adayı Hristo Bozov (31.7%), GERB'in adayı İvan Portnik'ten (26.0%) daha fazla oy almasına rağmen iki adayın da oyların yüzde 50'sine ulaşamaması nedeniyle haftaya balotaja gidilecek. 
 Hat

Bulgaristan'daki hükümet karşıtı protestoda 'duran adam' yumruğunu sıktı

29 Haziran 2013 Cumartesi

Bulgaristan'da hükümete karşı yapılan protestoların 15. gününde göstericiler, gerçekleştirdikleri 9 kilometre yürüyüşle isteklerini yeniledi. 
Başbakanlık binası önünde bir araya gelen yaklaşık 5 bin kişilik gösterici grubu, olaysız bir şekilde meclis binası ve Kartal Köprüsü’nü geçerek tekrar başbakanlık binası önüne döndü. 
Gösterilerde Türkiye'de başlatılan 'duran adam' modasına uyan bir gösterici ise dikkat çekti. 
Yüksek bir platforma çıkan şahıs, yumruğunu sıkarak önünde geçenleri 'ihtilal selamı'yla selamladı. Yürüyüşe katılanlar söz konusu şahsı alkışlayarak destek verdi. Hak ve Özgürlükler Hareketi(HÖH) ve Bulgar Sosyalist Partisi'nin desteklediği hükümete karşı eylemde bir gösterici “istifa” sözcüğünü Türkçe ve Rusça yazarak tabelaya astı. Her akşam tekrarlana yürüyüş dolayısıyla ana caddeler trafiğe kapatıldı.
Hükümet dün enerji düzenlemelerinde değişiklikler yaparak elektriğin ucuzlaması için adımlar attı. 

Göstericiler meclisi bloke etti

26 Haziran 2013 Çarşamba

Bulgaristan'nın başkenti Sofya'da devam eden hükümete karşı gösteriler meclis önüne taşındı. "Sabah kahvesini parlamento önünde içelim" sloganı adı altında düzenlenen eylemde parlamentonun girişleri protestocular tarafından bloke edildi. 

Meclis oturumu, yeterli sayıda vekilin Genel Kurul'a gelememesinden dolayı iptal edildi.Kalabalık grup 'Mafya', 'İstifa', 'Yeni seçim kanunu' gibi sloganlar atarken, bazıları da parlamento binasına domates fırlattı. Göstercilerin yanına çıkan Bulgar Sosyalist Partisi Milletvekili Maya Manolova, kalabalık tarafından yuhalandı. Aşırı milliyetçi Ataka partisi Başkanı Volen Siderov'un Etik Komisyon'un başına geçmesiyle dalga geçen göstericiler, meclis önünde bir masa kurarak asıl etik komisyonun burada olduğunu ima etti. Göstericiler, Siderov için akıl hastalarının kullandığı ilaçlardan da getirdi. Baskı altındaki Başbakan Plamen Oreşarski ise Seçim Kanunu değişmeden istifasını vermeyeceğini belirtti. Bu arada Tarım ve Gıda Bakanlığı önünde bugün çiftçilerin traktörlerle gösteri yapması bekleniyor. Akşam saatlerinde ise ilk kez hükümeti destekleyen eylemler düzenlenecek. Olaylarla ilgili Bulgar makamları geniş güvenlik önlemleri aldı ve asayişin temin edilmesi adına göstericilerden anlayış beklediklerini aktardı. CHA

Plamen Oreşarski hükümetine karşı protestolar 13'üncü gününde devam ediyor

Bulgaristan'da Başbakan Plamen Oreşarski hükümetine karşı protestolar 13'üncü gününde devam ediyor.


Sosyal paylaşım ağları üzerinden düzenlenen ve "kahve molası" olarak ilan edilen protestoda göstericiler, parlamento önünde toplanıp slogan attılar.

"İstifa", "Kızıl komünist çöplükler" ve "Mafya" sloganları atan göstericiler, parlamentonun ana giriş kapılarına domates ve yumurta fırlattılar.

Göstericilerin bir bölümü işe gitmek üzere bölgeden ayrılırken, öğle saatlerinde tekrar parlamento önüne geleceklerini ifade ettiler.

Bu arada 240 sandalyeli parlamentoda genel oturum milletvekili sayısı azlığından açılamadı. Başbakan Oreşarski, tüm hükümet üyeleri ile parlamentoda hazır bulunarak, kabinesinde yapacağı kadro değişikliği ile ilgili salonda yeteri çoğunluğun sağlanmasını bekledi. Oreşarski, Bulgaristan Merkez Bankası yöneticilerinden Daniela Bobeva'nın hükümette ekonomik konularından sorumlu devlet bakanı ve başbakan yardımcısı olarak atanmasını önermişti.

Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Tzvetlin Yovçev, parlamentodan çıkarken basına yaptığı açıklamada, hükümetin "şimdilik istifa etme niyetinde olmadığını" söyledi.

Bu arada demokratikleşme sürecinin simge isimlerinden biri olan eski Hindistan ve Moğolistan Büyükelçisi Edvin Sugarev', hükümetin istifasına dek süresiz açlık greve başladığını bildirdi. Şeker hastası olan Sugarev, "Gerekirse ölürüm ama hükümet gitsin. İktidardakiler protestolara hiç bir saygı ve ilgi göstermiyor" dedi.

Öğle saatlerinde parlamento çevresinde tekrar yoğunlaşması beklenen protestoların akşama doğru başbakanlık binasının önünde mitingle sürmesi öngörülüyor. Mitinge Başbakan Oreşarski'nin istifasını isteyen kültür çevrelerinden çok sayıda temsilcisinin katılması bekleniyor. Protestocular, tüm siyasi sistemin yeniden düzenlenmesini talep ediyor. Göstericiler, iktidar ortakları BSP ve HÖH, hükümete destek veren ırkçı Ataka (Atak) partisi ve parlamentodaki tek muhalif, eski başbakan Boyko Borisov'un Bulgaristan'ın Avrupalı Gelişimi İçin Vatandaşlar (GERB) partisine karşı sloganlar atıyorlar.


AA

Protestocular kim?

25 Haziran 2013 Salı

Başkent Sofya’da başta olmak üzere, Bulgar meydanlarında bu günlerde “Mafya” ve “İstifa” sesleri yükseliyor. Medya patronu ve oligarşi kartel sahibi olduğu iddia edilen Delyan Peevski’nin Devlet Güvenlik ve İstihbarat Ajansı DANS müdürü seçimiyle başlayan protestolar, kapsamlı bir hal aldı. Bu koltuktan çekilmesi, ardından gelen özürler ve iktidar ortağı Hak ve Özgürlükler Hareketi ve Bulgar Sosyalist Partisi tarafından yapılan açıklamalar insanları meydandan eve çevirmedi. “Oreşarski” kabinesinin ilk faaliyetleri, 24 seneden beri yönetimin kulis arkası ve tekel çıkarı olan çevrelerin elinde olduğu inancını güçlendirdi.


© Fotoğraf: Veneta Nikolova
Her gün binlerce vatandaş başkent merkezini bloke ediyor.
Protestocuların sayısı her geçen gün artıyor. Onlar her gün meydanlarda. Sözcüleri yok, liderleri yok, ortak bir siyasi platformları mevcut değil, parti merkezleriyle değil, internet ortamında organize ediliyorlar. Sofya’daki protestocuların sayısı en yüksek- kimse tam rakam vermese de 30-50 bin oldukları kesin.
Borisov hükümetinin istifasına yol açan Şubat protestocularından farklı olarak, bu insanlar işsiz oldukları için, yoksulluk, daha yüksek emekli maaşı veya yüksek elektrik faturları için çıkmadı meydanlara.

Değişik ve yaratıcı pankartlar dikkat çekiyor.
Her gün saat 18.30’da binlerce kişilik kafile Bakanlar Kurulu önündeki “Nezavisimost-Bağımsızlık” meydanına toplanıyor ve daha demokratik bir hukuk devletinde yaşamak arzusuyla seslerini yükseltiyor. Bisikletiyle eyleme gelen genç bir erkek “Buraya herhangi bir partiyi desteklemek için gelmedim” diyor.

Kartal köprüde küçük bir sandıkta vatandaşların seçim kanunda değişiklik taleplerini içeren öneriler toplanıyor.
“Devleti mafya ile mücadelede desteklemek için buradayım. Kanunlar olsun, yasalar uygulansın. Durum nasıl mı düzelir? Doğru olan yol Sofya Merkez cezaevi...36 yaşındayım ve ömrümün yarısı bir takım insanların doğru yola girmelelerini ve böyle devam edemeyeceğini anlamalarını beklemekle geçiyor.
“Güzellerin protestosu”, “Çocukların protestosu” olarak adlandırılıyor eylemler. Malüm- göstericilerin çoğu genç, güleryüzlü, eğitimli, iyi niyetli...Bisikletleriyle, çocuklarıyla, ev hayvanlarıyla geliyor meydanlara. Bazıları bebek arabaları itiyor, bazılarının ellerinde ufak afacanlar var. 19.30’da geleneksel olarak göstericiler kafilesi Bakanlar Kurulundan Meclise doğru, oradan Kartal Köprü, NDK- Kültür Sarayı, BSP ve DPS- Hak ve Özgürlükler Hareketi merkezleri arasında bir tur yapıyor. Herkesin elinde Bulgar bayrağı. “People vs.Mafia”, “Bütün hayat size karşı mücadele ediyorum”, “Sol fikirler, sağ cepler”, “Oligarski dışarı” vb pankartlar taşınıyor.

Ev hayvanları da protestoların etkin katılımcılarıdır.

Hükümete dışarıdan destek verdiği iddia edilerek, milliyetçi Ataka partisine karşı sesler yükseliyor. Eski iktidar GERB karşıtı sloganlar da az değil. Düdükler, vuvuzel, “İstifa” sloganları birbirine karışıyor ve heyecanı arttırıyor. Göstericiler gürültü arasında anlatıyor:
“Bizler düzeni değiştirmek istiyoruz, insanları değil. 23 sene insanları değiştiriyoruz ve birşey olmuyor. Maviler, kırmızılar, pembeler değişti ve hiçbirşeyin değiştiği yok. Anlaşılan düzen ve sistem değişmelidir”.
Protestocular erken seçim, yeni anayasa, oy ticaretini önleyecek yeni seçim kanunu istiyor. Başkent okulunda öğretmen bayan “Son seçimlerde oyumun değiştirlmediğine, manipule edilmediğine nasıl inanabilir” diyor.

Peki, bunun suçlusu kimdir? 
“Bizi yöneten herkes suçlu. Şimdi biriler kalkıp “evet ama onları biz seçiyoruz” diyecektir. Belli ki, şimdikilerini biz seçmedik. Eğer ben seçseydim, başkalarını seçerdim. Bize sunulan hep aynı tezler ve farklı insanlar ve isimler. Değişen birşey yok”.
Orlov most-Kartal köprüde göstericiler duruyor, eylemleri bir eğlenceye dönüşüyor, kimisi koro oynuyor, kimisi şarkı söylüyor, çocuklar koşuyor ve farklı bir heyecan yaratıyorlar. Trafiğe kapanan köprü protestocuların mekanı haline geliyor. Asfaltın üzerine “Problem insanlarda değil, sistemde” yazılı dev bir pankart yayılıyor. Küçük bir sandıkta vatandaşların seçim kanunda değişiklik taleplerini içeren kağıtlar toplanıyor.
Omuzlarına dev bir Bulgar bayrağı saran 22 yaşında bir genç  anlatıyor:
“Bir hükümetin kendini kanıtlaması için bu çok kısa bir süre. Ancak bu atamalar daha ilk iki haftada bizi hayal kırklığına uğrattı. Sayın Oreşarski kendi iradesini göstermek üzere hiçbir güce sahip değil. Sergey Stanişev’in yönetiminde BSP diye bir parti de yok neredeyse. Tüneldeki tek ışık istifadır. Bu ışık uzakta da olsa, yine de umut var”.
Saat 21’de Sofya merkezinde trafik duruyor, heryeri felç olmuş durumda. 1989 yılı demokrasiye özlem yılalrının nostaljik havaları hissediliyor. “Kırmızı çöpler”, “Kim zıplamazsa kırmızı”, “Şimdi de, evvel de BSP mafya” sloganları atılıyor. Aynen 1990 yıllarındaki gibi...
“Tekrar yeni başa geldik. Ne zaman normal bir devlet olarak yaşamaya başlayacağız” diyor, kızını omuzlarına koymuş genç bir baba. Bir başka gösterici olanları değerlendiriyor: 

“ Bulgar halkı uyandı ve artık geri dönüş yok. Kim yönetime geçmek isterse artık halkı gözönünde bulundurmalı. Artık uyutulmayacağız. Yalanlara son ! Ya gerektiği gibi yönetecekler, ya gidecekler!
Saat 23’e doğru göstericiler tekrar Kartal Köprü’ye dönüyorlar ve gecenin ilerleyen saatlerine kadar partileri devam ediyor. 

Veneta Nikolova I BNR

Cumhurbaşkanı protestolarla ilgili siyasi partilerle zirve toplantısı yapacak

Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliev, yaklaşık iki haftadır süren sokak gösterilerinin önüne geçilmesi için siyasi partilerin liderleri ile bir zirve tertip edeceğini açıkladı. 

Koalisyon ortağı Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) üyesi Delyan Peevski’nin Milli Güvenlik Servisi’nin başına atanmasına tepki olarak başlayan protestolar ise halen sürüyor. 

Başbakan Plamen Oreşarski’nin atama kararını geri çekmesine karşın ülke geneline yayılan gösterilerde on binlerce kişi hükümete istifa çağrısı yapıyor.

Kostov gitti, Kınev geldi

23 Haziran 2013 Pazar

Radan Kınev, Ulusal Kültür Sarayı'nda (NDK) gerçekleştirilen Güçlü Bulgaristan için Demokratlar Partisi^nin (DSB) kongresinde Genel Başkan seçildi.

İvan Kostov'un siyaseti bırakmasının ardından yapılan kongrede parti başkanlığına seçilen Kınev, DSB'nin ekip çalışmasına güvenmesi gerektiğini belirterek, 'Biz artık 1997 yılının çocukları değiliz, büyüdük' dedi. 

Hükümet karşıtı protestoların 8.günü

21 Haziran 2013 Cuma

19:00
Hükümet karşıtı protesto gösterilerinin 8’ci gününde başkent Sofya’daki Bağımsızlık Meydanı’nda toplanan binlerce vatandaş, hükümeti protesto ediyor.  Protestocular ‘İstifa’ ve ‘Oreşarski senden sadece istifa etmeni istiyoruz’ yazılı pankartlar taşıyor. 

AP Başkanı Schulz geliyor

Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz, 22 Haziran günü resmi bir ziyaret için Bulgaristan’a gelecek.
Schulz’un Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliyev’in yanı sıra diğer yetkililerle görüşmesi bekleniyor.

Hat

Bulgaristan'ı karıştıran atama iptal edildi

19 Haziran 2013 Çarşamba

Bulgaristan’da parlamento, tartışmalı şekilde Milli Güvenlik Servisi’nin (DANS) başına getirilen Delyan Peevski’nin atamasını iptal etti. İptal kararı günlerdir süren protesto gösterilerinin ardından gelirken, Başbakan Plamen Oreşarski söz konusu atamayla ilgi hatasını kabul ederek, "Sokaklara dökülen binlerce protestoculardan özür diliyorum" dedi.


Bulgaristan'da 12 Mayıs'taki erken seçimin ardından iktidara gelen Oreşarski liderliğindeki hükümet, tepki çeken atama kararından geri döndü.
Annesine ait tartışmalı medya grubunun gölge patronu olarak bilinen Peevski'nin geçen hafta yapılan ataması, parlamentodaki oylamaya katılan 128 milletvekilinin de onayıyla iptal edildi.
Koalisyon ortağı Hak ve Özgürlükler Hareketi’nin (HÖH) aday gösterdiği, medya patronu, milletvekili Peevski’nin "çelişkili itibarı nedeniyle" yerine başka birinin seçileceği açıklandı.
BAŞBAKAN ÖZÜR DİLEDİ
Anadolu Ajansı'nın haberine göre, Başbakan Oreşarski parlamento oturumundaki konuşmasında, DANS Peevski'nin atanması ile ilgili olarak, "Geçen hafta bir siyasi hata yaptım ve bundan dolayı sizlerden (milletvekilleri) ve sokaklara dökülen binlerce protestoculardan özür diliyorum" dedi.
Üyelerinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu HÖH’ün lideri Lütvi Mestan de yaptığı konuşmada, Peevski’nin atamasını "hatalı" olarak nitelendirerek, bu atamaya verilen tepkinin hükümet karşıtı gösterilere dönüştüğünü hatırlattı.
Peevski’nin HÖH’ün parlamento grubundaki koltuğuna oturmaması için gerekçe görmediğine işaret eden Mestan, "Sorunun çözümünü Anayasa Mahkemesi’nin kararına bırakmayı uygun görüyoruz" dedi.
"PROTESTOLARIN NEDENİ SADECE PEEVSKİ DEĞİL"
Mestan şöyle konuştu: "Şüphesiz, ‘Peevski sorunu’ protestoların gerçek nedeni değil, sadece bahanesi sayılır. Sorunun çözümünden sonra da protestoların devamı için başka bahaneler aranacak. HÖH parlamento grubu ve Sayın Peevski’ye göre, Peevski’nin şahsı üzerinden Bulgarların adil protestoları siyasi bir rövanş için kullanılacak. Bundan dolayı Anayasa Mahkemesi’nin kararı çıkana dek Peevski parlamentoya dönmeyecek ve maaş almayacak."
Mestan, parlamento ve hükümete karşı gelerek, Peevski sorunu yüzünden Milli Güvenlik Kurulu’nu yarın toplantıya çağıran Cumhurbaşkanı Rosen Plevneliev’in de Milli İstihbarat Servisi (NRS) ve Ulusal Güvenlik Servisi’nin (NSO) müdürlerini atarken, kimseye danışmadığını anımsattı. Bulgaristan siyasetinin bundan sonra "cehennemin içinden geçerek arındırılacağını" söyleyen Mestan, "Dersimizi okuduk, öğrendik" dedi.
ESKİ HÜKÜMETİN ALEYHİNE DÖNMÜŞTÜ
Bulgaristan’da oligarşi kökenli olduğu bilinen, son derece varlıklı bir kişi olarak tanınan Peevski’nin, annesi Irena Krasteva’ya ait medya kuruluşlarını da geri plandan idare ettiği belirtiliyor.
Peevski ve ailesine ait medya organları yaklaşık dört yıl süreyle eski Başbakan Boyko Borisov’un hükümetine destek vermişti. Ülkede 12 Mayıs’ta yapılan erken seçim öncesi Peevski'nin sahip olduğu kuruluşlar, aniden Borisov ve çevresine karşı dönmüştü.
     
Söz konusu atama, Cumhurbaşkanı Rosen Pyevneliev’in de tepkisine neden olmuştu. Peevski’nin atanmasından dolayı büyük bir hayal kırıklığına uğradığını açıklayan Plevneliev, Oreşarski hükümetine verdiği desteği geri çekmişti.
Bundan sonraki atama sürecinde, DANS genel müdürünün daha şeffaf bir prosedürle belirlenmesi bekleniyor. Ülkedeki gösteriler altı gündür devam ediyor. Benzer protestolar şubat ayında Başbakan Boyko Borisov hükümetinin düşmesine neden olmuştu.

Hürriyet

Protestoların ardından Bulgaristan Başbakanı özür diledi

Bulgaristan Başbakanı Plamen Oresharski, üç haftalık hükümetini bir krizin içine sokan atama nedeniyle özür diledi.
Başbakan Oresharski'nin, medya baronu Delyan Peevski'yi Ulusal Güvenlik Kurumu başkanlığına ataması ardından sokak gösterileri başlamış, ana muhalefet partisi Parlamento'yu boykot etmişti.
Bulgaristan Parlamento'su bu atamayı bugün geri çevirdi.
Delyan Peevski'ye ülkenin en gizli belgelerini açan görevlendirme protesto gösterilerine ve sokak eylemlerini tetiklemişti.
Yazılı ve görsel basın imparatoru olarak nitelenen Peevski'nin, çoğunluğunu Türkler'in oluşturduğu, koalisyonun küçük ortaklarından Hak ve Özgürlükler Hareketi tarafından aday gösterilmişti.
Delyan Peevski'nin Ulusal Güvenlik Kurumu başkanlığına atanmasını protesto eden göstericiler, başkent Sofya ve diğer kentlerde beş gün boyunca eylem yapmışlardı.

'Siyasî bir hata yaptım, özür diliyorum'

Başbakanı Plamen Oresharski, Parlamento'da yaptığı konuşmada "Siyasî bir hata yaptım ve bunun için sadece sizden değil sokaklara dökülen binlerce kişiden de özür diliyorum" dedi.
"Benim istifa etmemi istediler. Bu çağrıyı çok açık şekilde duydum" diyen Oresharski, daha büyük bir siyasî krize neden olacağı gerekçesiyle istifa etmeyeceğini açıkladı.
Yüksek elektrik fiyatlarını, kemer sıkma önlemlerini ve hükümetin başarısız yönetimini protesto eden büyük eylemlerin ardından, merkez sağ eğilimli Başbakan Boiko Borisov Şubat ayında istifa etmişti.
Aradan üç ay geçtikten sonra yapılan seçimlerden Boiko Borisov çok az farkla galip çıktı. Ancak muhalefet partileri Borisov'la bir hükümet kurmayı reddetti ve kendi aralarında bir koalisyon hükümeti oluşturdular.
BBC

HÖH'un Sevliyevo İlçe Teşkilatının bulunduğu binanın camları kırıldı

18 Haziran 2013 Salı

Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisinin (HÖH) Sevliyevo İlçe Teşkilatının bulunduğu binanın camları bu gece kimliği belirsiz şahıslar tarfından taşla kırıldı. HÖH'ten basına dağıtılan fotoğrflarda ayrıca ilçe teşkilatının bulunduğu ofisin duvarlarına kırmızı boyayla 'Bulgaristan Hristiyanlar içindir' yazıldığı görülüyor. 

Hat 

Bulgaristan'daki protestolar Avrupa Sosyalist Partisi Başkanı'nı sıkıntıya soktu

Avrupa Sosyalistler Partisi (PES) lideri Sergey Stanişev, Bulgaristan'da Sosyalistlerin öncülüğünde kurulan yeni hükümetin, ulusal güvenlik biriminin başına tartışmalı bir medya patronunu getirmesi sebebiyle Bulgaristan Sosyalist Partisi'nin başkanlığından istifa etme baskısı altında.

Başbakan Plamen Oreşarski'nin sürpriz bir şekilde Ulusal Güvenlik Devlet Ajansı'nın (DANS) başına Delyan Peevski'yi getirme kararı almasının ardından henüz iki haftadır görevde bulunan hükümet çöküşün eşiğine geldi. Yeni Bulgaristan medya grubunun sahibi olan Peevski, şaibeli bir isim olarak değerlendiriliyor.

Bulgaristan Parlamentosu’nda 14 Haziran'da yapılan oylamayla DANS başkanlığına Peevski'nin getirilmesi ülkede büyük şaşkınlığa yol açtı ve sosyal medyada eşi benzeri görülmemiş bir tepkiye yol açtı.

33 yaşındaki Peevski, Bulgaristan'daki Türk azınlığı temsil eden Haklar ve Özgürlükler Hareketi'nin (HÖH) milletvekili olarak parlamentoda yer alıyor. İki partinin 29 Mayıs'ta bir azınlık hükümeti kurmayı başarmasının ardından HÖH, Bulgaristan Sosyalist Partisi ile birlikte koalisyonun ortağı olmuştu.

Peevski'nin göreve gelmesi üzerine ülkenin büyük şehirlerinde üç gün üst üste protestolar düzenlendi. Göstericiler, 'mafya' ve 'kızıl pislik' sloganları attı.

Komünizm karşıtı bir söylem olan 'kızıl pislik' sloganı, Bulgaristan'ın 1990'lardaki demokratikleşme dönemine dayanıyor ve uzun süredir kullanılmıyor. Bu söylemin yeniden kullanılması, rüzgarın yeniden Sosyalistlerin aleyhine döndüğünü gösteriyor. Ocak ve Şubat aylarında düzenlenen büyük gösteriler, eski Başbakan Boyko Borisov'un merkez sağ hükümetinin düşmesine yol açmıştı. Ancak uzmanlar, protestocuların merkez sağ ya da merkez sol fark etmeden protestocuların tüm siyasileri yozlaşmış olarak değerlendirdiğini söylüyor.

Peevski istifasını sunarken Oreşarski de Peevski'nin yerine gelecek isim için görüşmelerde bulunacağını söyledi. Başbakan aynı zamanda, ülkenin istikrarının zarar göreceğini gerekçe göstererek istifa etmeyeceğini söyledi.

Pazar günü devlet televizyonuna konuşan Stanişev, Peevski'nin göreve getirilmesinin bir hata olduğunu kabul etti, ancak Bulgaristan Sosyalist Partisi'nin başkanlığından istifa etmeyeceğini söyledi.

Ancak partinin bazı ağır topları, Stanişev'in istifa etmesi gerektiği görüşünde. Aktivistler ise sosyal medyada, PES'in 20 ve 21 Haziran'da Sofya'da düzenleneceği ve Stanişev hakkında kamuoyundaki görüşlerin tartışılacağı bir toplantıya denk gelecek gösteriler organize etmeye çalışıyor.

Stanişev'in, Avrupa Parlamentosu'ndaki Sosyalistler ve Demokratlar grubunun lideri Hannes Swoboda'dan da darbe aldığı bildirildi. Swoboda, 15 Haziran'da yayımladığı bir Twitter mesajında 'Bulgaristan hükümetinin Ulusal Güvenlik Ajansı'na gösterdiği aday beni şaşırttı. Bu iş için daha ehil kimseler olmalı' dedi.


EuroActiv

300 gösterici Blagoevgrad Valisini makamına bırakmadı

17 Haziran 2013 Pazartesi

Yaklaşık 300 kişi Blagoevgrad Valiliği’ne atanan Hak ve Özgürlükler Hareketi partisinden (HÖH) Musa Palev’i ilk iş gününde valilik binasına girmesini önlemeye çalıştı.

Canlı zincir oluşturarak Palev’in valiliğe girmesini önlemeye çalışan göstericiler ile polis arasında arbede yaşandı. Bir gösterici aşırı agresif tutumu nedeniyle gözaltına alındı.
Palev, ‘Tüm zorluklara rağmen sorumluluklarımı yerine getireceğim ancak bu insanlara sormak istiyorum suçum nerede diye. Eğitimimde mi, geçimişimde mi? Sormak istiyorum ben daha az Bulgar vatandaşımıyım ki, vali olamam’ dedi.

Öte yandan HÖH milletvekili Aliosman İmamov, göstericiler hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını, tepkilerin etnik temele dayandığını belirtti.


Hat 

VİDEO

GÖRÜŞ

BULGARCA

Турция